Tarih: 07/07/2026
Ekip:Beyza Aydın, Çağatay Gödek, Gülnur Karabiber, Mehmet Salih Erkan, Utku Topal
Faaliyet Sorumlusu: Gülnur Karabiber
Yer/Bölge: Niğde/Aladağlar
Rota: Alaca Klasik Güney
Kamp Yeri: Sarımemedin Yurdu
Hava Durumu: Açık, güneşli
Kullanılan Ekipmanlar: Kask, Bivak
Rapor:
Selamlar, halihazırda 4 gündür kamp yaptığımız Sarımemedin Yurdu’nda neden bir faaliyet yapmıyoruz diyerek Çağatay’ın önerisiyle Alaca zirve yapmaya karar verdik. Ancak hava durumu 0,1–0,2 mm yağışlı gösterdiği için (0.2 mm zirve için tehlikeli geldi) birkaç gün boyunca bunu erteledik. Havanın açık olduğu gün, hazırlıklarımızı geceden yaptık. Çağatay rotayı daha önce defalarca çıkmış olduğu için çoğunlukla ona güvenerek hareket ettik, ama tırmanış dışında kalan vakitlerde elimizdeki Aladağlar rehberini ve faaliyet raporlarını (zaten Çağatay tarafından yazılmış) okuduk. 6 saatte gidip 4-5 saatte geri dönmeyi planladık. Bu seneki hava durumundan dolayı karların erimesi baya gecikmişti, o yüzden kar tabakasıyla karşılaştığımızda geri dönmemiz gerektiğini bilerek yola çıktık.
7 Temmuz
Sabah 5’te çıkış yapacak şekilde uyandık, kahvaltı yaptık ve çıktık. Her bir saatte mola vermeye dikkat ettik. Bu molalar da bir kısa bir uzun şeklindeydi. Grubun kondisyonu birbirinden farklıydı, bu yüzden yol boyunca kopmalar yaşandı ve kapanması için minik aralar verildi. Patikayı kendimiz bulmamız adına, Çağatay arkadan gelip yanlış yola girmediğimiz sürece bizi yönlendirmedi. Amacımız önce Körtekli Tepe zirvesini bulup sırttan Alacaya ulaşmaktı. Mangırcı ayrımından sonra sola doğru vadinin içinde Körtekli’ye doğru ilerledik. Giderken yer yer kar tabakaları vardı, bu yüzden kilit diyebileceğimiz, fazlaca çürük kayaların bulunduğu bir yerden tırmandık (V2?). Bu noktada batonlarımızı kapattık veya teke düşürdük. En ağır kişiyi en arkaya koymanın faydası olduğunu düşünüyorum, çünkü büyük kaya parçalarından kopmalar ve kaymalar yaşandı. Burayı geçtikten sonra Körtekliye ulaşıp bir mola vermeyi düşünüyorduk, ancak bir anda Körtekli sandığımız yerin onun önündeki bir tepe olduğunu ve Alaca sandığımız yerin de Körtekli olduğunu fark ettik. Bunun bir süre doğru olduğuna inanmak istemedik. Hatta Çağatay’ın bizimle dalga geçtiğini düşündük ama öyleymiş :,)
Bir saat daha yürüyüp 10.30 civarı Körtekli zirveye ulaştık. Orada bir şeyler atıştırıp yarım saat mola verdik. Sırt hattı üzerinden Alacaya doğru patikayı takip ettik. Güney tarafında kar olmama ihtimalinin daha yüksek olduğunu düşünerek oradaki patikaya doğru hareket ettik. Ama patika yer yer sert kar tabakasına denk geliyordu ve ekipteki iki kişinin spor ayakkabısı vardı. 5-6 metre bir şey olmaz diyerek kontrol etmeye gittik, ancak kenarları yumuşak olsa da ortaları sert olduğu için çarşak zeminden aşağı devam edip kar tabakasının etrafından dolaşmaya çalıştık. Çıktığımız bütün yokuşu inip tekrar çıkmak zor geldi, ama kayma riskini almak istemedik. Patikayı bulup tekrar devam ediyorduk ama güney sırtı tahmin ettiğimiz gibi temiz değildi. Tekrar bir sert kar tabakasına denk geldik, tekrar çarşak zeminden inip çıkmak çok yorucu geldi ve oturup bir değerlendirme yaptık. Eğer devam etseydik, tekrar kar tabakasına denk gelip geri dönebilirdik ve zirveye ulaşma vakti daha da geç olurdu. Ayrıca oradan devam etseydik en iyi ihtimalle saat 2 civarı zirvede olacaktık ve geri dönüşümüz saat 8-9’u bulacaktı. Bu noktada önceliklerimizi düşündük; kampa geç dönüp yemek yapmak ve karanlıkta kalmak istemiyorduk. Atıştırmalıklarımız da çok az kalmıştı. Grupta devam etmek isteyen de geri dönmek isteyen de vardı. Zirveyi görmek istiyorduk ama faaliyet bizim için keyifli geçmişti ve asıl amacımız da buydu. Önümüzdeki haftalarda da Aladağlar’da olacağımız için tekrar deneyebileceğimizi düşündük ve illa zirveyi görmek zorunda değiliz diyerek 12.30 civarı geri dönüş kararı aldık.
Geri dönüş için aynı yolu takip edecektik çünkü diğer çanakta da kar olma ihtimali vardı. Körtekli sonrası kilit diyebileceğimiz kısımdan back climbing yapmak tehlikeli geldiği için, Çağatay çarşağın yumuşak kar olan kısmından iniş yapabileceğimiz bir yer buldu. İz açarak batonlar ile yavaşça aşağı indik. Devamında ben inerken bir iki adım attım ve kayıp düştüm, aşağı sürüklenmeye başladım. Elimdeki kapalı batonla kendimi durdurmaya çalıştım, ancak olmadı. Baton içine kar aldı ve iki parçaya ayrıldı. Karın bittiği yerde büyük bir kayaya çarpıp durabildim. Küçük morluklarla atlattım, ancak çok daha kötü sonuçları olabilirdi. Peşimden Beyza geldi ve daha küçük iz açmaya çalışarak indi bir süre, ama fazla zaman aldı, yolun yarısında vazgeçti ve kendini bırakıp kaydı. Çok da kayamadı çünkü ben olan karı sürükleyip götürmüştüm çoktan. Devamında Salih ve Utku da benzer yollar izleyip indi. Düşmek de ekibin düşmesini kayda almak da çok eğlenceliydi, aynı zamanda kazma düşüşü pratiği yapmış olduk 🙂 18.30 civarı kamp alanına vardık.
-
yıl faaliyetinde dağlarda görüşmek dileğiyle…
Sevgiler,
Gülnur Karabiber
Notlar:



