15/08/2026 Emler Klasik Tanıma/Aladağlar – Muhammed Irmak, Yiğit Topçu

Emler zirvede biz

Tarih: 15 – 17 Ağustos 2026

Ekip: Muhammed Irmak, Yiğit Topçu

Faaliyet Sorumlusu: Yiğit Topçu

Yer/Bölge: Aladağlar

Rota: Emler Klasik

Kamp Yeri: Karayalak, Çelikbuyduran

Kullanılan Ekipmanlar: Çadır, kask, bivak(kullanmadık), ilkyardım seti, pusula, harita

Hava Durumu: Yer yer güneşli, 16 Ağustos akşamı sağanak yağışlı, genel olarak parçalı bulutlu

 

Rapor:

15 Ağustos, Cumartesi
14 Ağustos Cuma akşamı Muhammed’in 18 civarı İstanbul’dan başlayan, benim de 21 civarı Bursa’dan başlayan seyahatlerimiz 06.27’ de otogarda buluşmamızla sona erdi. Ufak bir atıştırma ve çanta düzenlemesinden sonra 07.08’ de yeni otogarın arkasındaki duraktan servise bindik eski otogara gitmek için. Sağolsun Niğdeli bir abi ineceğimiz yeri tarif etti, durakta biraz da sohbet ettik. O esnada köy dolmuşunun saatlerini öğrenmek için yazıhaneyi defalarca aradık fakat her seferinde meşgul çalıyordu. Bindiğimiz minibüse kişi başı 40 tl verdik. 07.23’te eski otogardaydık, otogar içindeki ofis tarzı yerlerde 07.40’ ta Çamardı dolmuşunun geleceğini öğrendik. Uzunca bir süre beklememize rağmen dolmuş gelmedi ve bizim de kafamızda kurduğumuz planlar bozuldu tabii ki. (Sonradan öğrendiğimiz kadarıyla 07.40’ta gelecek dolmuş Adana’ da ceza yemiş ve otogara alınmamış). Biz de 11 dolmuşuna göre planları revize ettik ve beklemeye koyulduk. Neyse ki dolmuşun erken dolmasıyla saat 10.45’te yola çıktık. Şoförü ikna edip iki kişi olmamıza rağmen bizi Demirkazık’ta bırakması için anlaştık. Yol için kişi başı 250 tl verdik. Şoför abi aşırı cana yakın bir insandı, yol boyu sohbet ettik ve bize çevreyi anlattı. Buradan tekrar selamlar. Saat 12.00’ de dağ evinin önünde bizi bıraktı ve hızlı bir çanta düzenlemesinden sonra yola çıktık. Her çeşmede kısa kısa molalar vererek 14.44’ te Karayalak’ a vardık. Aslında ilk planda doğrudan Çelikbuyduran’da kamp atmak vardı ancak dolmuş gecikince Çelikbuyduran için geç kaldığımızı düşünüp Karayalak’ta kamp attık. Kamp alanında bizimle birlikte yaklaşık 20 – 30 kişilik bir ekip daha vardı. Hızlıca çadırı kurup saat 18’e kadar çadırda kestirdik. Uyanınca koyun sürüsü ve çoban köpekleri eşliğinde aksiyonlu bir yemek yiyip saat 04.00’te uyanmak üzere 21.00’ de yatışı koyduk.

16 Ağustos, Pazar
Kahvaltının ardından kampı toplayıp 05.15’ te Çelikbuyduran’ a doğru yürüyüşe başladık. O an yormayan ancak yorgunluğunu sonradan anlayacağımız yürüyüş 09.05’ te mola taşında, 10.25’ te Çelikbuyduran’ da olacak şekilde son buldu. Mola taşında Alperen ile haberleşip planı anlattık ve ufak bir mola verdik. 10.35’ te kamp yükünü uygun bir taş altına bırakmış, zirve çantalarımızla Emler’ e doğru yola çıkmıştık. 11.40’ ta zirvedeydik. Yarım saatlik molada fotoğrafları çekip, defteri doldurup, ufak da soluklanıp inişe geçtik. Sis bastırdığı için Göller’e geçme planımız da iptal oldu, zaten sağlam yorulmuştuk. Çelikbuyduran’ da uyuyup sabaha Karasay – Eznevit yaparız diye düşündük. Çarşaktan hızlıca çantaların yanına indik, 14.08’ de her şeyiyle kurulmuştuk ancak taşlık zemin gerdirmeleri yaparken bizi çok uğraştırdı. İkimiz için de güzel deneyim oldu. Yemek yedik ve saat 20.30’ da uyuduk. Bu süre zarfında hem sağanak yağmur hem dolu hem de sağlam sis gördük. İnternet çektikçe hava durumuna baktık yarınki zirveler için ama burada da planlar tutmadı. Saat 10 civarı bozacak olan hava, akşama kadar kapalı ve yağmurlu devam edecekti.

17 Ağustos, Pazartesi
Normalde daha erken uyanacaktık ancak havanın bozması hem zirve dönüşümüzü hem de şehre dönüşümüzü zorlayacağı için kampı toplayıp faaliyeti bitirmeye karar verdik ve 05.30’ da uyanıp dönüş için hazırlığa geçtik. 07.15’ te kahvaltı yapıp çantaları sırtlanmış şekilde yürüyüşe başladık. Yol boyu yazıhaneye ulaşamadık, biz de dolmuşa binmek için doğrudan Çukurbağ’a geçmeye karar verdik. Wikiloc’ ta Demirkazık’a giden yoldan bir patika ayrılıyor ve doğrudan Çukurbağ’ a gidiyor gözüküyor ancak biz o patikaya bir türlü giremedik. Kurumuş dere yatağı yanından doğaçlama ilerleyerek Çukurbağ’ a vardık. Beni fiziksel olarak en zorlayan kısım da bu yol oldu. Çukurbağ’ a vardığımızda köy bakkalına yolu sorarken sağolasın bir abi aracıyla bizi Çukurbağ ve Demirkazık’ a doğru ayrılan köprüye bizi bıraktı. 13.20’ de köprüdeydik ve dolmuşu beklemeye başladık. Hava iyice bozdu ve biraz daha beklesek sağanağa yakalanacaktık, neyseki oradan geçmekte olan Osman abi Niğde’ ye gittiğini ve bizi de bırakabileceğini söyledi. Ona da buradan selam olsun, o da dağcılıkla ilgileniyormuş, kendi kulübü varmış. Saat 15’ te terminaldeydik. Sağlam bir yemek gömüp, çantaları ayarladıktan sonra ben 19.15, Muhammed 20.30 otobüsleriyle Niğde’ den ayrıldık.

Karasay – Eznevit’ e giden tecrübe edemediğimiz patika
Emler zirvede biz
Emler zirveden Göller
Emler zirveden Göller
Zirve dönüşü hava durumu ve kamp alanı
Dönüş yolunda arkamıza döndüğümüzde karşılaştığımız manzara 😊
Dönüş yolunda arkamıza döndüğümüzde karşılaştığımız manzara 😊

Notlar:
– Eski otogardan kalkan köy dolmuşlarının saatlerine pek güvenmemek gerek, planda esneklik önemli.
– Yürüyüş sırasında özellikle irtifa kazanırken uzun mola vermemeye önem verdik. 1 dakikayı geçmeyen kısa su molalarıyla ilerlemek daha akıllıca.
– Bilekli bot ve baton hayat kurtarıyor (Geçmiş raporların hepsinde okuduğumuz gibi).
– Dönüş yolunda olabildiğince çarşakları kullandık, bize hem daha güvenli hem de daha hızlı geldi.
– Ve en önemlisi biz ne kadar plan yaparsak yapalım doğa bir şekilde bu planları bozabiliyor, dur demenin ve geri dönmenin önemini tecrübe etmiş olduk.

Sevgilerle,
Yiğit